dücane cündioğlu’na kurtuba’yı sorduk
Aralık 14, 2007
Dücane Cündioğlu Kimdir: 21 Ocak 1962’de İstanbul’un Üsküdar ilçesinde doğdu. 2 Nisan 1980’de başladığı yazı hayatına çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yayımlamak suretiyle devam etti. 1981’de Kur’an ilimlerini temel uğraş alanı olarak seçti. Yorumbilim’in (İlm-i Tefsir) yanısıra uzun yıllar Tarih, Dilbilim (İlm-i Belağat), Düşüncebilim (İlm-i Mantık) ve Felsefe dersleri verdi. Şubat 1998’ten itibaren Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığı yapmakta olan Cündioğlu, geleneksel ilimlere hayatiyet kazandırmak amacıyla klasik mantık, psikoloji, kelâm ve felsefe metinlerinin neşir hazırlıklarıyla meşgul olmaktadır. Dücane Cündioğlu’nun geçtiğimiz yıl yayımlanan ve büyük ses getiren kitapları Bir Mabed Bekçisi Cemil Meriç, Bir Mabed İşçisi Cemil Meriç ve Bir Mabed Savaşçısı Cemil Meriç ile birlikte 1993’ten bu yana yayımlanan bir çok değerli eseri bulunmaktadır.
Hocam, Kurtuba size ne anlatıyor?
Dücane Cündioğlu: “Kurtuba’nın, tarihine aşina çehrelerde bırakacağı iz, sırtüstü yere düştüğü günden beri üzerinde cüceler tepinen o koca devin dudaklarına ihanete uğramışlığın iliştirdiği bir buruk tebessümden ibarettir.”
14 Nisan - 02 Mayıs 2007 tarihleri arasında Endülüs’e gitme fırsati bulan Dücane Cündioglu, bu ziyaretten bir kaç fotoğrafını paylaşarak büyük bir nezaket göstermiş ve bizleri ziyadesiyle memnun etmiştir. Sadece yolcunun yolu değil, yolun da yolcusunu seçtigi bir dünyada yaşadığımızın farkında olan hocamıza şükranlarımızı sunuyoruz.



Dücane Cündioğlu: “Kurtuba’nın, tarihine aşina çehrelerde bırakacağı iz, sırtüstü yere düştüğü günden beri üzerinde cüceler tepinen o koca devin dudaklarına ihanete uğramışlığın iliştirdiği bir buruk tebessümden ibarettir.”
İnşallah görmek ve okumak nasip olur Endülüs’ü…
Gazetedeki köşesinizi ilgiyle ve severek takip ediyorum. Her bir yazınızı okuduğumumda bakış açım zenginleşiyor. Nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum. Yazılarınız bana kendimi hatırlatıyor. Ve nasıl bir insan olmam gerektiğini her defasında daha iyi anlıyorum. Gönül dolusu teşekkürlerimi sunuyorum. SEVGİLİ HOCAM…
O bizim Ebuzer’imiz olmaya aday.
Yorum Yazın