guantanamo’dan ÅŸiirler ya da zalimin ölüm fermanı

Ocak 1, 2009

 

 

Dostlarım

BaÅŸkaldırmıyorsa                                                                                                      

Neye yarar ÅŸiir?

Azgınları ve azgınlıkları yıkmıyorsa

Neye yarar ÅŸiir

Zamanı ve mekanı sarsmıyorsa?

Neye yarar ÅŸiir?

Satrapların başındaki tacı yere çalmıyorsa                                                                                                                                      

Neye yarar ÅŸiir?                                                                                                                                    

 

Nazar Kibbani

 

Åžair ister İslami devlet tahayyülünü, isterse Komünist devlet hayalini okuruna aktarsın, ÅŸiirinde özgürlüÄŸü çaÄŸrıştıran imgeleri baskın bir ÅŸekilde  kullanır. Nazım Hikmet "Akın var güneÅŸe akın/ zapt edeceÄŸiz güneÅŸi zaptı yakın." dizeleriyle kitleleri etkilerken, Necip Fazıl "Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya/ Yüz üstü çok süründün ayaÄŸa kalk Sakarya." dizeleriyle İslamcı çevrelere heyecan aşılamıştır. Özgürlük modern ÅŸiirin de deÄŸiÅŸmez temalarından birisi olmuÅŸtur. Günümüz İslamcı ÅŸairlerinden Hakan Albayrak’ın “Bütün kaleler düÅŸtü / Bütün bayraklar indi / Bütün cephelerinde yenildi kainatın/ Fakat insanlar,/ Usulca yaklaşıp son nefesinden kalan ize bakın: Allah/ Ve elbette yenilmedik” dizeleri, özgür olarak yaÅŸanan eski günlerin özlemiyle yaÅŸayan gençlerin gelecekten daha ümitvar olmalarını saÄŸlamıştır.

 

Ümit ve özgürlük… Birbirini var gücüyle destekleyen bu iki kavram "Guantanamo’dan ÅŸiirler: Mahpuslar KonuÅŸuyor" kitabının en ağır basan iki öÄŸesi. Herhangi bir suçlama ve kanıt olmadan hapsedilen yüzlerce Müslüman’ın, hapishanede gördükleri eziyetler karşısında sığındıkları nadir limanlardan biridir ÅŸiir. İşte bu kitap, sığınacak bir liman arayan 17 mahkumun sığınağı olan 22 ÅŸiirinden oluÅŸmakta.

 

Her türlü iÅŸkenceye maÄŸruz kalan Müslüman mahkumların bu ÅŸiirlerinin kitaplaÅŸması hiç de kolay olmamış. Temel ihtiyaçları bile temin edilmeyen mahkumlar, Guantanamo’ya gittikleri ilk zamanlarda kalem ve kağıda sahip deÄŸillermiÅŸ. Åžiirlerini su içtikleri plastik bardaklara kazıyan ÅŸairler, her akÅŸam temizlik gerekçesiyle toplanıp çöpe atılan bardaklarının ve de ÅŸiirlerinin arkasından uzun zaman bakmışlar.

 

Geçen uzun zamanın ardından kağıt ve kaleme kavuÅŸan mahkumlar ÅŸiirlerini saklayabilmeyi baÅŸarmışlar. Ancak güvenlik bahanesiyle, yazılan ÅŸiirlerin dışarıya çıkartılmasına izin verilmemiÅŸ. Tahliye olan mahkumların ÅŸiirlerine el konulmuÅŸ. Hatta beraat eden bir mahkumun 4000 dizeyi bulan ÅŸiirleri imha edilmiÅŸ. Dünyanın adalet çöplüÄŸü olan ABD’nin birkaç vicdanlı avukatı, mahkumların ÅŸiirlerinin dışarıya çıkarılması için büyük bir mücadelenin içine girmiÅŸler. Avukatlar uzun uÄŸraÅŸlar sonucunda bazı ÅŸiirleri Guantanamo’dan çıkartabilmeyi baÅŸarmışlar. Lakin bu ÅŸiirler yüzlerce ÅŸiirden  sadece sakıncalı(!) olmayanları. Sakıncalı olmayan bu ÅŸiirler de içinde ÅŸifre barındırabileceÄŸi gerekçesiyle İngilizceye tercüme edilerek avukatlara teslim edilmiÅŸ.

 

Åžiirleri tercüme edenler Arapça ve PeÅŸtuca bilen "yüksek güvenlikli" ÅŸahıslar. Yüksek güvenlikli bu ÅŸahısların edebiyat ve de ÅŸiir bilgisi hakkında elimizde herhangi bir bilgi mevcut deÄŸil. Yani okuduÄŸumuz ÅŸiirler orijinal ÅŸiirlerin edebi olarak da sansürlenmiÅŸ hali.

 

Türlü iÅŸkenceler gören bu mahkumların ÅŸiirlerinde -bütün edebi ve siyasi sansürlere raÄŸmen- ümit ve özgürlük hala en güçlü iki öÄŸe. Bunu Pakistan asıllı bir İngiliz vatandaşı olan Moazzam Begg’in "Eve DönüÅŸ Yolunda" adlı ÅŸiirinde açıkça görebiliyoruz:

 

Yıllarca gözyaşı, günlerce didinmek,

Åžimdi karşımda korku ve zorbaların sömürüsü.

Çilemiz dolmuÅŸ olmalı,

Lakin, tek başımıza çekiyoruz bu akıl almaz saçmalığı.

 

Sabır haslettir derler,

Haslet çelik bir iradeyi besler,

Bunlarsa ÅŸiiri çağırır,

Belki de takdirinizle karşılanır.

 

Gene de elimde kalem, önümde kağıt,

Olan belli, zaman meçhul-

Kabusların bitip rüyaların baÅŸladığı gibi-

Evimin yolcusuyum göreceÄŸim sevdiklerimi.

 

Abdülaziz adlı mahkumun "Åžikayet EtmeyeceÄŸim" ÅŸiiri de dayanılmaz iÅŸkencelere karşı sabrın ve tevekkülün nasıl bir ÅŸey olduÄŸunun göstergesi:

  

EtmeyeceÄŸim kimseye ÅŸikayet, kimseden lütuf beklemeyeceÄŸim Tanrı’dan baÅŸka, Tanrı ÅŸahidim olsun.

Ya Rabbim, kalbim acılarla dolu.

Sen’den baÅŸka kimse duymayacak ÅŸikayetimi. Denizlerin susuzluktan ÅŸikayeti duyulmuÅŸ mu hiç?

Vücudum zincire vurulmuÅŸ ne gam, ruhum göklerde hür ya!

Tanrı’ya ÅŸükürler olsun, bana zor günlerimde sabır, güzel günlerimde minnet duygusunu verdi.

Tanrı’ya ÅŸükürler olsun, içimi güllük gülistanlık yaptı, hep benimle olsunlar diye.

Tanrı’ya ÅŸükürler olsun, bana inancımı verdi, beni Müslüman yaptı.

Tanrı’ya ÅŸükürler olsun, Yaratana dünyayı.

         

İmad Abdullah Hasan’ın ÅŸiiri, Guantanamo’daki mahkumların diÄŸer arkadaÅŸlarına ÅŸiirlerle nasıl destek verdiÄŸinin somut bir örneÄŸi:

 

Evrenin yüzüne bak, kapkara,

Işıklarına perde çekilmiÅŸ.

 

Dayan, Sabır!" bunlar Allah’ın sözleri,

Sabrın meyvesi suları akan nehir gibi.

 

Allah aşkına sabret, dayan

Bekle Allah’ın doÄŸru yolda olanlara vaadini."

 

Zambia vatandaşı olan Martin Mubanga’nın "Terörist 2003" adlı ÅŸiiri de zalimlerin kirli tekliflerine karşı akıl almaz iÅŸkencelere göÄŸüs geren ÅŸairin verdiÄŸi mertçe cevabın vesikası:

 

Diyorlar ki bana seni yaşatırız paşalar gibi,

Hesap bizden ye, iç istediÄŸini

Tek yapacağın biraz hile,

Kıyak işler bunlar dert etme.

 

Onlar baÅŸ belası, onlar mücrim, onlar cehennemlik,

Dünyada olmam onlarla birlik.

 

Åžimdi bakın gazelimle geliyorum Guantanamo körfezinden

Senin, benim gibi azılılar için yapılmış

Deniz kıyısındaki hapishaneden,

Terörist 2003 diyorlar bana,

Heyyy iÅŸte o benim."

 

Küba’nın hemen yanıbaşında, Gunatanamo’da, yazılmış bunlar gibi her biri özgürlük bildirisi olan daha onlarca ÅŸiir var. Kitaptakiler sadece bunların 22 tanesi. Bu ÅŸiirler Arap edebiyatında önemli bir yer teÅŸkil eden hapishane edebiyatının (habsiyye) önemli birer ürünü. Bu kadar önemli bir eseri Türkçeye kazandıran Yapı Kredi Yayınları övgüyü hak ediyor. Lakin bu kadar ehemmiyetli bir görev ifa eden çevirmenlerin İslami terimlerin tercümesindeki bariz beceriksizliÄŸi gözlerden kaçmıyor.

 

Son olarak belirtmeliyim ki; bu yazıya baÅŸlamadan evvel yazının baÅŸlığını "Guantanamo’dan Åžiirler Ya Da Mazlumun Ahı " olarak tasarlamıştım. Yazıya geçtikten sonra daha iyi kavradım ki bu ÅŸiirler "mazlumun ahı" olmaktan çok, batmakta olan sanal efsane ABD’nin idam fermanı hükmünde:

 

Kafeste Aslanlar

 

Bismillahirrahmanirrahim,

Küba’da Guantanamo’da, Delta Kampı’nda yazılmış bir ÅŸiir.

 

“Biziz, günümüzün kahramanları.

Biziz, onurlu, aslan yeleli gençlik.

 

Biziz zalimin karşısında kalkan,

Cesaretimizle yüce daÄŸları aÅŸan,

Zamanın Firavun’unu huzursuz kılan.

 

Kafeslerimizde mahpusuz, ne gam,

Gece yarısı parlayan yıldızlardan

İyi haberler geliyor.

 

Mutlaka başaracağız,

Dünya bekliyor bizleri,

Bedr’in Kervanı’nı bekler gibi.

          

                                Üstad Bedrüzzaman Bedr"

 

Guantanamo’dan Åžiirler      : Mahpuslar KonuÅŸuyor

Hazırlayan                            : Marc Falkoff

Åžiir çevirileri                         : Gündüz Vassaf

Metin Çeviriler                     : Bilgin Adalı

Yayınevi                               : YKY 2008

 

Yorum Yazın

*
Resimdeki kelimeyi asagidaki kutuya yazin..
Click to hear an audio file of the anti-spam word